Sabahlar çok erken başlıyor.Alıştım sayılır,ağlamaklı olmuyorum en azından:PHatta düzenli bir hayatım var diye hafiften seviniyorum bile.{deli}
Ocak ayı itibariyle sabah saat 6:00 da kalkmayı istiyorum.Şimdi de hani en geç 07:00da kalkıyorum ama hedefim işe başlamadan kesin bir düzen oturtmak.06:00da kalkarsam Duru ile biraz zaman geçirebilir, kahvaltı yapabilir ve 07:30 gibi de evden çıkabilirim.Bakıcı geldiğinde Duru kahvaltısını yapmış annesiyle biraz oynamış ve yeni bir uykuya neredeyse hazır olmuş olur.09:00gibi tekrar yatar filan filan.Ayrıntılarıyla düşünüyorum ama size anlatmayacağım korkmayın:)Zaten daha önce anlatmıştım çünkü:P{deli}
Osman Aysu 'Çifte Tehlike'yi okudum en son.Yazarından çok özür dileyerek oldukça başarısız bulduğumu söyleyeceğim.Cep kitabı boyutunda olduğu için uçakta okurum diye almıştım.Gerçekten de uçakta Duru uyuduktan sonra başladım okumaya.İlk sayfalarda 'bu da ne?!' diye düşündüm.
Kitabı da hep beni şaşırtacak umuduyla okudum.Sonu süpriz olacak,hikaye birden yön değiştirecek,bir sonraki sayfa süpriz olacak diye çok bekledim.Aklımda kalmasın diye başladığım her kitabı mutlaka bitiririm,bu sebeple bu kitabı bitirmek için zorladım kendimi.Kitap bittiğinde de yeni kitabıma başlayabilecek olduğum için mutlu oldum.Jonathan Nasaw ' 27.kemik' yeni kitabım.
Her sabah Müge Anlı'nın programını izliyorum.Şimdiye dek izlediğim neredeyse hiç bir vaka çözülemedi.Çatalca cinayetinin katili kim?Küçük Cumali'yi kim kaçırdı?Bulunmayan suçlular,çözülemeyen cinayetler benim gibi bir polisiye sever için rahatsızlık verici.Her cinayet çözülmeli,her suçlu yargılanmalı,cezasını bulmalı.Program çok başarılı,Müge Anlı da çok sahici,akıllı bir kadın.
Bu akşam kayınvalideme yemeğe gideceğimiz için yemek yapmıyorum.Sadece Duru'ya çorba yaptım.
Şu 'Duru iki yaşına gelene kadar yemekli misafir almayacağım' kesin kararından sonra ikibuçuk kere yemekli misafir aldım:)))Ama hepsi kayınvalidemlerdi ve hiç birinde ben davet etmedim ,öyle gelişti.Ve hiçbirinde de çok yorulmadım.
İkisinde kayınvalidem akşamüstü Duru'yu sevmeye geldi.16:00 gibi gelip en geç 18:00 gibi evine dönecek yani.Birinde kayınpeder iş için şehir dışındaydı biz de kahvaltı edecektik kadıncağızı evine göndermek olmazdı beraber balkonda kahvaltı ettik.
Kayınpeder normalde kayınvalidem bizden çıkıp evine gittiğinde gelmiş olur yani 19:00 gibi.İkinci davetin olduğu gün tesadüfen 17:00gibi 'eve geliyorum bir şey lazım mı' diye aradı,kayınvalidem ben oğlandayım beni buradan al dedi e göndermek olmazdı yemeğim vardı yanına ek bişiler yaptım,beraber yedik.Yeşil mercimek yemeği,tereyağlı makarna,rus salatası,yoğurtlu közlenmiş patlıcan salatası,derin dondurucudan indirilmiş peynirli börek menüydü.Hiç de fena değil di mi;)
Buçuk ise sayılmaz çünkü yazlık dönüşü kızımı sevmeye uğrayacaklardı yemek yiyip çıkarız demişlerdi ben de tok gelecekler diye çay sofrası hazırladım.Çeşit olsun diye koyduğum çikolata kaplı antepfıstıklarına kayınpeder çatal salladı ,şaşırdık,zeytin sandım diyince aç olduğunu anladım.Meğer yemekten hemen sonra çıkamamışlar.Açız da dememişler:)Hemen bir omlet yaptım,ki üç çeşit peynir çıkardım.
Derin dondurucum oldukça boşaldı.Ekim sonu gibi yatılı misafirlerim olacak.E bir de yaz bitiyor.Yeşil fasulye, bamya, közlenmiş patlıcan,taze barbunya koymalıyım.Patlıcan biraz yaptım aslında ama ek yapacağım çok seviyoruz çünkü.Hem yemek,hem salata yapılıyor ve derin dondurucuda saklamayı en çok sevdiğim şey patlıcan.
Dondurucu için börek sarmalı, kuru fasulye,nohut haşlamalıyım.Nohut hazır olunca hemen humus yapıyorum.Kuru fasulye de bizim evde en sevilen yemek,haşlanmış olunca elimin altında çok rahatlık oluyor.Önümüzdeki hafta yokum döndüğüm hafta hemen dondurucuya el atacağım.
Bugün Duru'lu günlerde bir tür dönüm noktası aslında....Duru bu gece itibariyle kendi odasına geçecek.Dönüm noktam bu,evet:)Gülmeyin:))
Bana kalsa bir yıldan önce hayatta geçirmezdim ama beşiği artık küçük geliyor kızıma.{maşallah}Cumartesi akşamı bir arkadaşımıza oturmaya gitmiştik orada iki kişilik yatakta uyuttum kızımı, odaya kontrole her girdiğimde yatağın başka bir yerinde buldum.Öyle döne döne uyuyor ama beşiğinde istese bile dönecek yer yok.Odasına aldığımız yatak ise kocaman rahat uyusun,gönlünce dönsün diye kendi yatağına geçirmeye karar verdim.
Beşiğin etrafına aldığımız koruyucuları falan yıkadım sabah, kurutuyorum şimdi.Sekiz aydır açıkta bekliyorlar tozlanmışlardır.Hani ilk kez yatacak ya o yatakta pırıl pırıl olsun istedim.Sanki askere gönderiyorum di mi:))Ben de gülüyorum kendime hatta geçmişi okuyunca kafama taktığım şeylere bile şimdiden gülüyorum bu düşündüklerime de güleceğim belki ama napalım beni de olduğum gibi kabul edeceğiz:))

4 yorum:
Öykücüm bak senin yorumunu okuyunca hemen oğlumla ilgili yazı yazdım bloguma,sen de hemen yorum yapmışsın sağol!
İşe başlayacaksin sanırım Ocakta.Ben de artık başlamayı düşünüyorum,çünkü hem evde çok sıkılmaya başladım artık,hem de oğlum büyüdükçe ayrılması daha zor olacak.Uygun birisini bulursam bakacak,hemen başlayacağım işe.Duru'ya kim bakacak,sen buldun mu birini?
Merak ediyordum Can'ı yazına çok sevindim.Ben Nisan ayında başlayacağım bir aksilik olmazsa.
Bir bakıcı var gibi çok güvendiğim bir arkadaşımın önerisi, Ocakta haber verecek.Baktığı çocuk kreşe başlarsa gelecek bana.Arkadaşlarıma haber verdim ama Ocak ayında hızlandıracağım aramaları.
Bakalım.Daha uzun yazacağım bu konuyu inşallah.
Öptüm.
duru hanım oldukça ağır kitaplarla başlamış annesi :))
ben de sabah programlarını izleyenleri pek küçümserdim çalışırken ama beter oldum.Müge Anlı,Saba Tümer, Esra Erol beynim sulanacak yakında:)Gece gündüz Haydar Bal cinayetini düşünür oldum.Cemile Bal'ı elime geçirsem bir kaşık suda boğucam.Kızım küçük eşim de sıkılıyor ayrıntıya boğuyorum onu diye,burda lafı geçmişken hemen atlıyım dedim:))
Yorum Gönder